KRONİK ÖKSÜRÜK

0

önlük3

Prof.Dr.Bülent Tutluoğlu

Akademik Solunum Derneği Başkanı

 

Öksürük solunum hastalıklarının en sık görülen belirtilerinden biridir. İki ayı aşkın süren öksürükler kronik öksürük olarak adlandırılır ve kronik öksürük göğüs hastalıkları ve dahiliye polikliniklerine başvuruların önemli bir kısmını oluşturmaktadır.

Kronik öksürükle başvuran hastalarda ilk yapılacak şey sigara ve/veya hastanın yüksek tansiyon nedeni ile Angiotensin konverting enzim inhibitörü (ACEİ) grubu ilaç kullanıp kullanmadığını sorgulamaktır. Bu tür durumlarda sigaranın bıraktırılması , ACEİ ilacın başka bir ilaçla değiştirilmesi ilk yapılacak iştir. Ancak öksürük nedeni ile polikliniklere başvuran hastaların ancak ufak bir kısmında Öksürük sigara kullanımına veya ilaç kullanımına bağlıdır. Sigara kullanan ve öksürüğü olan kişilerin birçoğu bu durumlarının normal olduğunu düşünerek sağlık yardımı arayışına yönlenmezler. Bundan sonraki aşamada ilk yapılması gereken hastaya akciğer grafisi çekmektir. Akciğer grafisinde anormallik görülen durumlarda bu durumun neden kaynaklandığını anlamaya yönelik ileri tetkikler yapılabilir. Böyle bir tabloda en sık karşılaşabileceğimiz durumlar,akciğer tüberkülozu,kanseri, bronşektazi denilen müzmin bölgesel bir alanda bronş genişlemesi ve tahribatı , iyileşmesi geciken zatüreeler ve akciğerde sertleşme ile seyreden fibrotik akciğer hastalıklarıdır.

Akciğer filmi normal olan hastalar klinikte bizim en çok karşılaştığımız tablo olup gerek hekim gerekse de hasta açısından sıkıntılı bir durum yaratmaktadır. Hastaların büyük bir çoğunluğunda öksürük , değişik burun-sinüs rahatsızlıklarına bağlı geniz akıntısı veya müzmin üst solunum yolu problemleri , astım veya gastro-ösofageal reflüye (GÖR) bağlıdır.Yapılan 4 farklı araştırmada , ACEİ kullanmayan, sigara içmeyen ve akciğer filmi normal olan kronik öksürüklülerde bu 3 nedene bağlı öksürük sıklığı %92-100’lere kadar varmaktadır. Tüberkülozun sık rastlandığı ülkelerde bile bu 3 neden en sık kronik öksürük nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır.

B u 3 nedenin de sadece öksürükle kliniğe başvuruya neden olabileceğini gözden çıkarmamak gerekir.Öksürüğün karakteri, ortaya çıkış zamanı, balgam çıkarmakla beraber olup olmaması gibi parametrelerin tanısal değeri zayıftır. Yine de eğer bir hastada üst solunum yolları belirtileri mevcut, , geniz akıntısı tarif ediyor, öksürük en çok sabah kalkınca ve gece yatağa yatınca oluyorsa üst solunum yollarına bağlı müzmin öksürüğü, reflü belirtileri var (midede ekşime yanma , ağza acı ekşi sular gelme, göğüsün arkasında yanma tarzında ağrı olması ) ve öksürük yemek sonrası yoğunlaşıyorsa GÖR’ye bağlı öksürüğü, gece uykudan uyandırıyor ve eforla ilişkili olarak ortaya çıkıyorsa astıma bağlı öksürüğü (öksürük varyant astım- nefes darlığı olmadan öksürükle seyreden astım ) akla getirilmelidir. Reflü açısından dikkat edilmesi gereken nokta reflülerin yarısında hiçbir belirti olmamasıdır (sessiz reflü). Burada unutulmaması gereken durum hastaların % 65’ine varan oranlarında birkaç öksürük nedeninin bir arada olabileceğidir. Bu nedenle öksürük nedeni ile bir tedavi başlanmış ve başarılı olunamamışsa , o tedavi kesilmeden üzerine yeni bir tedavi eklenmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Sık olarak bahsedilen bu 3 nedenin yanı sıra bazı nedenlere örneğin bronş aşırı duyarlılığı olmaksızın balgamda, alerjide artan eozinofil hücrelerinin fazla olması ile karakterize eozinofilik bronşitin de bazı çalışmalarda %13-33 arası değişen oranlarda öksürüğe neden olabileceği akılda tutulmalıdır.Bu nedenle bu olasılığı da tanısal algoritma içersinde göz önünde bulundurarak tanı yöntemleri içerisinde balgamında yer alması mantıklı gözükmektedir.Balgam çıkaramayan hastalardan balgam örneği almaya yönelik bazı yöntemlerde mevcuttur.

Bahsedilen Kronik Öksürük nedenleri arasında eğer üst solunum yollarına bağlı bir öksürük düşünülüyorsa antihistaminik denilen alerji ilaçları ile birlikte üst solunum yollarındaki ödemi gidermeye yönelik ilaçları ,reflü varsa reflüye yol açacak kızartma, yağlı,baharatlı yiyecekler, kola gibi gazlı içeceklerden uzak durmak, akşam yemeğini erken yemek,yüksek yastıkla yatmak yarar sağlayabilir. Hekimin öngöreceği süre ve dozda Proton pompa inhibitörü (PPI) denen ilaçların kullanılması yararlı olabilir. Astım ve eozinofilik bronşitte ise genelde klasik astım tedavisinde kullanılan bazı inhaler (solunum yolu ile kullanılan) ilaçlar tedavide tercih edilir.

Sonuç olarak Kronik öksürük yaşam kalitesini önemli derecede etkileyen ve mutlak surette Göğüs Hastalıkları Uzmanı ve lüzum halinde Kulak Burun Boğaz Uzmanı Hekimler tarafından değerlendirilmesi gereken bir durumdur.

Share.

About Author

Leave A Reply